10 Kasım 2025 Pazartesi

Dünya'da ATATÜRK

 


63 Ülkede Atatürk

(Türkiye Dışındaki Ülkelerde Bulunan Atatürk’le İlgili Anıt, Heykel ve

Büstler ile Atatürk Adı Verilen Yerler ve Atatürk Pulu Basan Ülkeler)

1. ABD, Lorton: Atatürk Yolu

2. ABD, Michigan: Atatürk Parkı ve Atatürk Büstü

3. ABD, New Haven: Atatürk Heykeli

4. ABD, New York: Atatürk Okulu

5. ABD, Washington: Atatürk Heykeli

6. ABHAZYA: Atatürk Pulu

7. AFGANİSTAN: Atatürk Pulu

8. AFGANİSTAN, Kabil: Atatürk Çocuk Hastanesi

9. ALMANYA, Bad Kreuznach, Kent Arşivi: Ziyaretçi Defterinde (Demir Defterde)

Atatürk’ün Adı ve 1917 Yılında Attığı İmza

10. ALMANYA, Bad Kreuznach, Parkhotel Kurhaus: Atatürk’ün 1917’de Konakladığı

Yerde Atatürk Salonu ve Atatürk Büstü

11. ALMANYA, Wuppertal: Atatürk Büstü

12. ARJANTİN: Atatürk Pulu

13. ARNAVUTLUK, Avlonya (Vlora): Mustafa Kemal Atatürk Lisesi

14. ARNAVUTLUK, Kamza: Mustafa Kemal Atatürk Sokak

15. ARNAVUTLUK, Tiran: Mustafa Kemal Atatürk İlköğretim Okulu

16. ARNAVUTLUK, Tiran: Mustafa Kemal Atatürk Meydanı

17. ARNAVUTLUK, Tiran, Zall-Herr: Mustafa Kemal Atatürk İlköğretim Okulu

18. AVUSTRALYA, Albany: Atatürk Heykeli

19. AVUSTRALYA, Albany: Atatürk Su Kanalı

20. AVUSTRALYA, Brisbane, Brisbane Gallipoli Anıtı: Atatürk Maskı ve Atatürk’ün

Anzak Askerlerinin Annelerine Yazdığı Mektup

21. AVUSTRALYA, Canberra: Atatürk Anıt Bahçesi ve Atatürk Anıtı

22. AVUSTRALYA, Canberra: Atatürk Adının a d a Yazılı Olduğu Gallipoli Reach

(Gelibolu Kıyısı) Plaketi

23. AVUSTRALYA, Granville ve Drummoyne: Avustralya Atatürk Kültür

Merkezi Atatürk Okulu

24. AVUSTRALYA, Sydney: Atatürk Anıtı

25. AZERBAYCAN, Bakü: Atatürk Caddesi ile Atatürk Parkı Otobüs Terminali ve

Atatürk Parkı Otobüs Durağı

26. AZERBAYCAN, Bakü: Atatürk Heykeli

27. AZERBAYCAN, Bakü: Atatürk Merkezi

28. AZERBAYCAN, Bakü: Atatürk Parkı

29. AZERBAYCAN, Bakü: Türk Dünyası Bakü Atatürk Lisesi

30. AZERBAYCAN, Bakü, Narimanov: Türk Dünyası Bakü Atatürk Lisesi Narimanov

Şubesi

31. AZERBAYCAN, Gence: Atatürk Caddesi ve Atatürk Büstü (Atatürk Borolyefi)

32. AZERBAYCAN, Gence: Mustafa Kemal Atatürk Caddesi

33. AZERBAYCAN, Göyçay: Mustafa Kemal Atatürk Caddesi

34. AZERBAYCAN, Haçmaz: Mustafa Kemal Atatürk Caddesi

35. AZERBAYCAN, Oğuz: Atatürk Caddesi

36. AZERBAYCAN, Şemkir: Atatürk Sokak

37. AZERBAYCAN, Tovuz, Duz Qirigli: Atatürk Sokak

38. AZERBAYCAN, Tovuz, Köhneqala: Atatürk Sokak

39. AZERBAYCAN, Tovuz, Qovlar: Atatürk Sokak

40. BANGLADEŞ: Atatürk Pulu

41. BANGLADEŞ, Chittagong: Kemal Atatürk Caddesi

42. BANGLADEŞ, Feni, Daganbhuiyan: Atatürk Model Lisesi ve Atatürk Büstü

43. BANGLADEŞ, Dakka: Kemal Atatürk Caddesi ve Kemal Atatürk Otobüs Durağı

44. BANGLADEŞ, Feni, Ramnagar: Atatürk İlköğretim Okulu

45. BELÇİKA: Atatürk Pulu

46. BELÇİKA, Vise, Cheratte: Atatürk Meydanı

47. BENİN: Atatürk Pulu

48. BULGARİSTAN, Sofya, T.C. Büyükelçilik Konutu: Atatürk’ün 1913-1914 Yıllarında

Ataşe Olarak Görev Yaparken Çalıştığı Oda

49. CEZAYİR: Atatürk Temalı Posta Zarfı

50. ÇEKYA, Karlovy Vary, Carlsbad Plaza Hotel: Atatürk’ün 1918’de Tedavi İçin Gittiği

Yer

51. DOMİNİK CUMHURİYETİ, Santa Domingo: Mustafa Kemal Atatürk Caddesi

52. EKVADOR, Quito, Türkiye Parkı: Atatürk Anıtı

53. GAGAVUZYA (Moldova), Komrat: Mustafa Kemal Atatürk Kütüphanesi ve

Atatürk Büstü

54. GAGAVUZYA (Moldova), Vulcănești: Mustafa Kemal Atatürk Hastanesi

55. GAMBİYA, Soma, Madina Köyü: Mustafa Kemal Atatürk Su Kuyusu

56. GİNE: Atatürk Pulu

57. GÜNEY KIBRIS RUM YÖNETİMİ, Baf: Kemal Atatürk Caddesi

58. HİNDİSTAN: Atatürk Pulu

59. HİNDİSTAN, Yeni Delhi: Mustafa Kemal Atatürk Caddesi

60. HOLLANDA, Amsterdam: Atatürk Anıtı

61. HOLLANDA, Amsterdam: Atatürk Sokağı ve Atatürk Otobüs Durağı

62. HOLLANDA, Rotterdam: Atatürk Sokağı

63. HOLLANDA, Rotterdam: Atatürk ve Çanakkale Müzesi

64. HOLLANDA, Utrecht: Kemal Atatürk Caddesi

65. İNGİLTERE (Birleşik Krallık), Londra, Madame Tussaud’s Müzesi Atatürk’ün

Balmumu Heykeli

66. İRAN: Atatürk Pulu

67. İSRAİL, Be'er Sheva: Atatürk Meydanı ve Atatürk Büstü

68. İSRAİL, Hayfa: Atatürk Ormanı

69. İTALYA, Roma: Atatürk Anıtı

70. İTALYA, Roma: Mustafa Kemal Atatürk Caddesi ve Atatürk Otobüs Durağı

71. İTALYA, Roma, Pietro Canonica Müzesi: Atatürk Büstü ve Atatürk Rölyefi

72. JAPONYA, Kushimoto: Atatürk Heykeli

73. KANADA, Halifax, Çanakkale Anıtı: Atatürk Resmi ve Atatürk’ün Anzak

Askerlerinin Annelerine Yazdığı Mektup

74. KAZAKİSTAN, Nur-Sultan (Astana): Atatürk Heykeli

75. KAZAKİSTAN, Nur-Sultan (Astana): Mustafa Kemal Atatürk Caddesi

76. KIRGIZİSTAN, Bişkek: Atatürk Parkı ve Atatürk Heykeli

77. KIRGIZİSTAN, Cholpon Ata: Atatürk Heykeli

78. KIRGIZİSTAN, Osh (Oş): Mustafa Kemal Atatürk Parkı ve Atatürk Büstü

79. KOSOVA, Mitrovica: Kemal Atatürk Sokak

80. KOSTA RİKA, San José: BM Barış Üniversitesi Atatürk Büstü

81. KUZEY MAKEDONYA: Atatürk Pulu

82. KUZEY MAKEDONYA, Bitola (Manastır), Askeri İdadi Şehir Müzesi: Mustafa Kemal

Atatürk Anı Odası, Atatürk’ün Balmumu Heykeli, Büst ve Maskı

83. KUZEY MAKEDONYA, Bitola (Manastır): Atatürk’e Âıkş ı Olan Eleni Karinte’nin Evi

ve Atatürk’e Yazdığı Mektup

84. KUZEY MAKEDONYA, Gostivar: Mustafa Kemal Atatürk İlköğretim Okulu

85. KUZEY MAKEDONYA, Gostivar, Aşağı Banis:a Mustafa Kemal Atatürk İlköğretim

okulu Aşağı Banisa Şubesi

86. KUZEY MAKEDONYA, Gostivar, Yukarı Banisa: Mustafa Kemal Atatürk İlköğretim

okulu Yukarı Banisa Şubesi

87. KUZEY MAKEDONYA, Gostivar, Zdunjë Mustafa Kemal Atatürk İlköğretim Okulu

Zdunjë Şubesi

88. KUZEY MAKEDONYA, Jupa: Atatürk Heykeli

89. KUZEY MAKEDONYA, Jupa, Kocacık: Mustafa Kemal Atatürk Anıt Müzesi (Ali

Rıza Efendi Anı Evi) ve Atatürk’ün Balmumu Heykeli

90. KUZEY MAKEDONYA, Üsküp: Kemal Atatürk Sokağı

91. KUZEY MAKEDONA, Üsküp, Museum of the Macedonian Strugglfeor Independence:

Atatürk Heykeli

92. KUZEY MAKEDONYA, Veles (Köprülü): Atatürk Heykeli

93. KÜBA, Boyeros: Atatürk Büstü

94. KÜBA, Havana: Atatürk Büstü

95. MACARİSTAN, Budapeşte: Atatürk Büstü

96. MACARİSTAN, Budapeşte: Kemal Atatürk Sokağı

97. MACARİSTAN, Budapeşte, Kispest: Mustafa Kemal Atatürk Parkı ve Atatürk

Büstü

98. MARSHALL ADALARI: Atatürk Pulu

99. MEKSİKA, Meksiko: Atatürk Heykeli

100. MISIR: Atatürk Pulu

101. MOĞOLİSTAN, Ulan Batur: Mustafa Kemal Atatürk Okulu ve Atatürk Büstü

102. MOLDOVA: Atatürk Pulu

103. MORİTANYA: Atatürk Pulu

104. NAHÇIVAN (AZERBAYCAN), Nahçıvan: Atatürk Büstü

105. NAHÇIVAN (AZERBAYCAN), Nahçıvan : Mustafa Kemal Atatürk Caddesi

106. NEPAL, Dhading, Sasha Köyü: Atatürk Okulu

107. NİKARAGUA: Atatürk Pulu

108. ÖZBEKİSTAN, Taşkent: Mustafa Kemal Atatürk Caddesi

109. PAKİSTAN: Atatürk Pulu

110. PAKİSTAN, İslamabad: Atatürk Caddesi

111. PAKİSTAN, Karaçi: Kemal Atatürk Yolu

112. PAKİSTAN, Larkana: Atatürk Anıtı

113. PAKİSTAN, Pencap, Sialkot: Atatürk Yolu

114. PERU, Lima: Atatürk Büstü

115. POLONYA, Wroclaw: Mustafa Kemal Atatürk Lisesi

116. ROMANYA: Atatürk Temalı Posta Zarfı

117. ROMANYA, Bükreş: Atatürk Büstü

118. ROMANYA, Köstence, Mecidiye: Atatürk Büstü

119. ROMANYA, Mecidiye: Kemal Atatürk Ulusal Ko v lji ve Atatürk Büstü

120. ROMANYA, Köstence, Valu Lui Traian: Mustafa Kemal Atatürk Caddesi

121. ROMANYA, Tulça: Atatürk Büstü

122. RUANDA: Atatürk Pulu

123. SAO TOME ET PRINCIPE: Atatürk Pulu

124. SENEGAL, Casamance, Lefeu Köyü: Mustafa Kemal Atatürk Su Kuyusu

125. SIERRA LEONE: Atatürk Pulu

126. SURİYE, Halep: Atatürk’ün 1918’de Konakladığı Baron Hotel

127. ŞİLİ, Santiago, Cerro Navidad Park: Atatürk Anıtı ve Mustafa Kemal Atatürk

Meydanı

128. ŞİLİ, Santiago, Lo Prado: Mustafa Kemal Atatürk Koleji ve Atatürk Büstü

129. TAYLAND, Phuket: K. Atatürk Restoran

130. TUNUS: Atatürk Pulu

131. TUNUS, Tunis (Tunus): Kemal Atatürk Sokağı

132. TÜRKMENİSTAş k Aşkabat: Atatürk Caddesi

133. TÜRKMENİSTAN Aşkabat : Atatürk Parkı ve Atatürk Heykeli

134. UKRAYNA: Atatürk Pulu

135. UKRAYNA, Volin: Ukrayna Türkiye Atatürk Dostluk Ormanı

136. VENEZUELA, Caracas: Kemal Atatürk Caddesi

137. VENEZUELA, Caracas: Kemal Atatürk Parkı ve Atatürk Heykeli

138. YENİ ZELANDA, Wellington: Atatürk Hatıra Parkı ve Atatürk Anıtı

139. YENİ ZELANDA, Wellington, Pukeahu Ulusal Savaş Anıtı Parkı, Türkiye Anıtı: Atatürk’ün

Anzak Askerlerinin Annelerine Yazdığı Mektup

140. YUNANİSTAN, Selanik: Selanik Atatürk Evi Müzesi, Atatürk’ün Çocukluk

Dönemi Heykeli ve Cumhurbaşkanı Atatürk Heykeli

-KKTC (KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ-

141. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Atatürk Pulu

142. KKTC, Gazimağusa: Zafer ve Özgürlük Anıtında Atatürk

143. KKTC, Gazimağusa: Doğu Akdeniz Üniversitesi Atatürk Anıtı

144. KKTC, Gazimağusa: Atatürk Kreş ve Anaokulu

145. KKTC, Gazimağusa: Gazi Mustafa Kemal Bulvarı

146. KKTC, Gazimağusa, Pile: Atatürk Büstü

147. KKTC, Girne: Atatürk Heykeli

148. KKTC, Girne: Girne Amerikan Üniversitesi Atatürk Anıtı

149. KKTC, Girne, Edremit: Atatürk Büstü

150. KKTC, Girne, Karşıyaka: Atatürk Büstü

151. KKTC, Girne, Karşıyaka: Atatürk Parkı ve Atatürk Heykeli

152. KKTC, Girne: Atatürk Meydanı

153. KKTC, Girne: Atatürk Caddesi

154. KKTC, Güzelyurt: Atatürk Heykeli

155. KKTC, Güzelyurt, Kalkanlı: ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü Atatürk Heykeli ile

Atatürk’ün Maskı ve Sözü

156. KKTC, Güzelyurt: Atatürk Parkı

157. KKTC, Güzelyurt: Atatürk Maarif Anaokulu

158. KKTC, Güzelyurt: Atatürk Kültür Merkezi

159. KKTC, Güzelyurt: Atatürk Caddesi

160. KKTC, İskele, Ecevit Meydanı: Atatürk Heykeli

161. KKTC, İskele, Yeşilköy: Atatürk Heykeli

162. KKTC, İskele: Atatürk Büstü

163. KKTC, Lefke: Atatürk Heykeli, Avrupa Üniversitesi Atatürk Büstü

164. KKTC, Lefke: Atatürk Parkı ve Atatürk Heykeli

165. KKTC, Lefke: Atatürk Caddesi

166. KKTC, Lefkoşa, Girne Kapısı: Atatürk Heykeli

167. KKTC, Lefkoşa: Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Atatürk Heykeli

168. KKTC, Lefkoşa: Milli Egemenlik Anıtı Atatürk Heykeli

169. KKTC, Lefkoşa: Atatürk Öğretmen Akademisi

170. KKTC, Lefkoşa: Atatürk Meslek Lisesi

171. KKTC, Lefkoşa: Atatürk İlkokulu

172. KKTC, Lefkoşa: Atatürk Kültür Merkezi

173. KKTC, Lefkoşa: Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi

174. KKTC, Lefkoşa: Atatürk Meydanı

175. KKTC, Lefkoşa: Atatürk Stadyumu

176. KKTC, Lefkoşa: Atatürk Kapalı Spor Salonu

177. KKTC, Lefkoşa: Atatürk Kapalı Yüzme Havuzu

178. KKTC, Lefkoşa: Atatürk Atış Poligonu

179. KKTC, Lefkoşa, Gönyeli: Atatürk Caddesi

180. KKTC, Lefkoşa, Büyük Kaymaklı: Atatürk Caddesi

181. KKTC, Lefkoşa, Hamitköy: Atatürk Caddesi

182. KKTC, Lefkoşa, Haspolat: Atatürk Caddesi

183. KKTC, Lefkoşa, Küçük Kaymaklı: Atatürk Caddesi

184. KKTC, Lefkoşa, Minareliköy: Atatürk Caddesi

185. KKTC, Lefkoşa, Yenişehir: Atatürk Caddesi

Atatürk’le ilgili birden fazla mekan.

63 Ülkenin, Atatürk Temalı Pul ve Zarf ile Atatürk’le İlgili Mekân Özelliklerine Göre Gruplandırılması

(1) Salt Atatürk temalı pul ya da zarf basmış ülkeler: Abhazya, Arjantin, Benin,

Cezayir, Gine, İran, Marshall Adaları, Mısır, Moldova, Moritanya, Nikaragua,

Ruanda, São Tomé ve Príncipe, Sierra Leone (14 Ülke)

(2) Salt Atatürk’le ilgili anıt, Atatürk’ün heykel ve büstü olan ülkeler: Ekvador,

İngiltere, Japonya, Kanada, Kosta Rika, Küba, Meksika, Peru (8 ülke)

(3) Salt Atatürk adının verildiği ya da yazıldığı yer olan ülkeler: Arnavutluk,

Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti (Çekya), Dominik Cumhuriyeti, Gambiya, Güney

Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Kosova, Nepal, Özbekistan, Polonya, Senegal, Suriye,

Tayland (13 ülke)

(4) Atatürk’le ilgili anıt, Atatürk’ün heykel ve büstü bulunan, aynı zamanda

Atatürk adının verildiği ya da yazıldığı yer de olan ülkeler: Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Almanya, Avustralya, Azerbaycan, Gagavuzya (Moldova),

Hollanda, İsrail, İtalya, Kazakistan, Kırgızistan, Macaristan, Moğolistan, Nahçıvan (Azerbaycan), Şili, Türkmenistan, Venezuela, Yeni Zelanda, Yunanistan (18 ülke)

(5)Atatürk adının verildiği ya da yazıldığı yer olan, aynı zamanda Atatürk temalı

pul ya da zarf da basmış ülkeler: Afganistan, Belçika, Hindistan, Tunus, Ukrayna (5

ülke)

(6) Atatürk’le İlgili Anıt, Atatürk’ün Büst ve Heykelleri ile Atatürk Adının Verildiği

ya da Yazıldığı Yer bulunan, aynı zamanda da Atatürk Temalı Pul ve Zarf basmış

ülkeler: Bangladeş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Kuzey Makedonya,

Pakistan, Romanya (5 ülke)

63 ülke içinde yer alan ve salt Atatürk temalı pul ya da zarf basmış 14 ülke

dışındaki diğer 49 ülke, Atatürk’le ilgili anıt, Atatürk’ün heykel ve büstü ve / veya Atatürk adı verilen yer bulunan ülkelerdir.

49 ülkenin 8’inde Atatürk’le ilgili anıt ile Atatürk’ün heykel ve büstü; 18’inde Atatürk adı verilmiş çeşitli yerler; 23’ünde de hem Atatürk’le ilgili anıt, heykel, büst hem de adının verildiği yer vardır.

49 ülkenin 31’inde (23+8) Atatürk’le ilgili 73 anıt, heykel ve büst; 41’inde (23+18) Atatürk adının verildiği ya da yazıldığı 118 yer bulunur. 49 ülkedeki (72+118) 191

mekân ve yer ile sayıları da şöyledir:

49 ülkede 190 Atatürk Adı

Atatürk’le ilgili 15 anıt, Atatürk’ün 30 heykeli ve 28 büstü; Atatürk adı verilmiş 1

bulvar, 31 cadde, 10 sokak, 3 yol, 4 otobüs durağı ve terminali, 6 meydan, 11

park, 1 anıt bahçesi, 2 orman, 2 hastane, 1 su kanalı (körfez), 1 Atatürk merkezi, 3

kültür merkezi, 6 müze ya da müze biçiminde düzenlenmiş oda ve salon, 23 okul,

1 kütüphane, 1 stadyum, 1 kapalı yüzme havuzu, 1 kapalı spor salonu, 1 atış

poligonu, 2 su kuyusu, 1 restoran; Atatürk’ün 1918’de konakladığı 2 otel / yer, 1

Atatürk’ün Makedon sevgilisinin evi ve Atatürk’e yazdığı mektup, 1 kentin

ziyaretçi defterinde Atatürk’ün adı ve 1917 yılında attığı imza, yer adı

açıklamasında Atatürk’ün adına da yer verilmiş 1 kıyı plaketi.

Atatürk’le ilgili 191 mekân ve yerin 47’si, KKTC’dedir. Bu, Türkiye dışında bir

ülkede bulunan en fazla sayıdır. KKTC’yi Azerbaycan (17) ve Kuzey Makedonya

(15) takip eder. KKTC’deki Atatürk’le ilgili 46 mekân ve yerin, 18’i Atatürk’le ilgili

anıt, heykel ve büst; 28’i Atatürk adı verilmiş yerdir.

Türkiye ve KKTC dışındaki 48 ülkede, Atatürk’le ilgili 144 mekan ve yer vardır.

Aynı 48 ülkenin 30’unda Atatürk’le ilgili 54 anıt, heykel ve büst; 40’ında 90 Atatürk

adı verilen yer olduğu görülür. Türkiye dışındaki Atatürk’le ilgili mekân ve yer ile

Atatürk temalı pulların görsel ve özet bilgileri “DÜNYA'DA ATATÜRK”

www.dunyadaataturk.com sitesindedir.

Atatürk’le ilgili anıt, büst ve heykel ile Atatürk’ün adının verildiği yer

bulunan ya da Atatürk pulu basmış, Türkiye dışındaki ülke sayısı için

24 Nisan 2025 Perşembe

 



70 YILDA 20 İMAR AFFI ÇIKARILDI


Türkiye'de ilki 1948'de sonuncusu 2018'de olmak üzere yetmiş yılda toplam 20 imar affı ya da bu nitelikte yasal düzenleme yapıldı. Bu düzenlemelerin 6'sı 1980 öncesine, 5'i 1980'li yıllarda, 9'u ise 2000'li yıllarda yasalaştırıldı. 

"İmar affı" Kahramanmaraş depremiyle yeniden gündeme gelse de onlarca yıldır tartışılan bir konu. Toplu Konut İdaresi'nde bir dönem başkan yardımcılığı da yapan Ali Rıza Aydın, 1994 yılında Planlama Dergisi'nin 14. sayısında yer alan yazısında "imar affının hukuki anlamda bir af olarak nitelendirilemeyeceğini" ifade eder. Anayasa Mahkemesi kararlarından örnek veren Aydın, "Af, suç sayılan eylemi değil, cezayı ve ceza davası açılmasını ortadan kaldırır. Af bağışlamadır, hiçbir zaman eylemi meşru görme değildir" diye yazar. 

Aydın, "af" sözcüğünün burada kullanılmasının doğru olmayacağını belirterek, şu görüşleri dile getirir:

"İnsan yerleşimleri, özelliği gereği devletin belirleyiciliği ve yönlendiriciliği altındadır. Bu belirleyiciliğin ve yönlendiriciliğin yasalara ve diğer idari düzenlemelere uygun olarak sürdürülmesi hukuk devletinin gereğidir. Bunun tersi hem kuralları uygulayanlar hem de kurallara uymak zorunda olanlar açısından hukuksuzluğun hakim olması demektir. Dolayısıyla böyle bir alandaki af hukuksuzluğun belgelenmesi ve kabul edilmesi anlamına gelmektedir. 

Bir başka dikkat çekilmesi gereken nokta, bir arada yaşamanın ve toplum düzeninin, daha geniş anlatımla uygarlığın kurallarının, disiplininin ve sorumluluğunun ihlalinin kesinlikle toplum yararına olmayacağıdır. İhlalde kusur toplum-bürokrasi-siyaset üçgeni içinde dönmektedir. Yani bir yanda kurallara uymak zorunda olanlar, bir yanda kuralları uygulayanlar, bir yanda da kuralları koyanlar... Bu denge zaman zaman sancılı olabilir, hatta sarsıntı da geçirebilir. Ama toplumsal sorumluluk dengeyi ayakta tutmaya destek verir. Sorun, dengenin bazı taraflarca bilerek ve isteyerek bozuk tutulmasıyla ortaya çıkmakta, çözüm de bu bozuk düzeni belli bir tarihe kadar meşrulaştırmakta aranmaktadır."

İmar affı ve af niteliğindeki düzenlemeler

Şehir Plancısı ve İzzet Baysal Üniversitesi Öğretim üyesi Binali Tercan'ın ilki 1994 yılında Belediyeler Dergisi'nde, sonraki güncellemeleri ise1996'da Planlama Dergisi ve 2018'da Mimarlık Dergisi'nde yayımlanan araştırması konuya ilişkin düzenlemeleri içeriyor. 

Buna göre, imar affı niteliğindeki yasal düzenlemeler "gecekondu yasası öncesi dönem", "Gecekondu Yasası'nın yürürlükte olduğu dönem", "gecekondu olgusunun kendini tamamen imar yasasından bağımsız kıldığı dönem", "Gecekonduların imarlı alanlardaki taşınmazlar gibi alınıp satılabildiği dönem"de çıkarılan yasalar ile değişik kanunlara madde eklenmesi yoluyla getirilen düzenlemeler olarak gruplandırılıyor. 

Çıkarılan yasalar ve  bunlarla getirilen düzenlemeler genel olara şöyle:

1- 5218 sayılı Yasa (1948): Kamuoyunun meclise yansıyan baskısı ile 1948 yılında Hasan Saka hükümeti gecekondu affı ile ilgili ilk yasayı çıkardı. Ankara’da belediyeye ve devlete ait arsaların mesken yapacaklara tahsisiyle ilgili olan kanun, özellikle Ankara kentindeki sorunları çözmek için hazırlanmıştı. Yasada “gecekondu” sözcüğü geçmemekle birlikte temel amaç, belediye sınırları içindeki gecekonduların yasallaştırılması idi. Bu yasa, sözkonusu alanlarda kendilerine ait olmayan arsalar üzerinde ruhsatsız yapılmış olan yapıların belediye eliyle sahiplerine çok düşük bir bedel karşılığında devredilmesini öngörmüş, ayrıca bu bölgelerdeki hazine arazilerinin bedelsiz olarak belediyeye devredilmesini sağlamıştır. Belediye bu araziyi bir yıl içinde inşaata başlamak koşulu ile konutsuz kişilere düşük bir bedel karşılığı (vergi esasına göre) dağıtmıştır. Mecliste yasa tasarısının diğer belediyeleri de kapsayabileceği tartışılmış, ancak Ankara’nın sorununun geciktirilmemesi için öncelikle çıkması gerektiğine karar verilmiş ve tasarı kabul edilerek yasalaşmıştır.

2- 5228 sayılı Bina Yapımını Teşvik Kanunu (1948): 5218 sayılı Yasanın kabulünden iki hafta sonra da bu yasa ile getirilen kararları ülke çapında yaygınlaştıran 5228 sayılı Bina Yapımını Teşvik Kanunu çıkarıldı. Bu yasa ile tüm belediyelere arsa dağıtma yetkisi tanındı. Dağıtılan arsalar üzerinde yapılan konutlar on yıl süre ile bina, buhran ve savunma vergilerinden muaf tutuldu. 

Bu Yasanın 5218’den farkları; 5218 sayılı Yasa, belediyelere sınırları tanımlanmış alanlarda arsa üretme görevi verirken, 5228 sayılı Yasa, bu görevi imar sınırları içinde yer alan ve belirli bir işlev için ayrılmamış olan tüm arazilere yayıyordu. İkinci önemli fark ise üretilen arsaların dağıtılabileceği kişiler arasına konut kooperatiflerinin de ikinci öncelikle katılması ve artabilecek ya da isteklisi çıkmayacak arsaların konut kooperatiflerine verilmesinin öngörülmesiydi

3-5431 sayılı Yasa (1949): Gecekondu sorunun kısa zamanda yoğunlaşması, İstanbul’da Zeytinburnu ölçeğinde bir gecekondu mahallesinin ortaya çıkması nedeni ile 1949 yılında 5431 sayılı Ruhsatsız Yapıların Yıktırılması ve 2290 sayılı Belediye Yapı ve Yollar Kanunu’nun Değiştirilmesine Ait Kanun çıkarıldı. Bu Yasa temelde varlıklı kesimin ruhsatsız ve denetimsiz yaptığı yapılarla ilgili idi. Ama geçici maddesinde gecekondu sorununa da değinmekte, yasanın yürürlüğe girdiği tarihe kadar yapılmış olanlara 5218’in uygulanmasını öngörmekte ve bu tarihten sonra yapılacak olanların da yıkılmasını emretmekteydi. 

4- 6188 sayılı Yasa (1953): 1953 yılında gecekondu sorununun çok yaygınlaşması, Ankara’nın yanı sıra İstanbul’da da Zeytinburnu, Taşlıtarla ve Kâğıthane gibi büyük gecekondu bölgelerinin kurulması üzerine, 1954 seçimlerinden bir yıl önce, 6188 sayılı Bina Yapımını Teşvik ve İzinsiz Yapılan Binalar Hakkında Kanun çıkarıldı. Bu yasada belediyeler 5228 sayılı yasadaki esaslar uyarınca hazine arazilerini alabilmekte idi. Belediyeler, ayrıca kendi arazilerini de ucuz ve basit konut yapıları için kullanabileceklerdi. Bu konutlar maliyet bedelleri üzerinden birinci öncelikle gecekonduları yıkılan kişilere, ikinci öncelikle de sağlığa aykırı konutlarda oturanlara satılacaktı. Sağlığa aykırı yapılarda oturanlar taşınmadan önce konutlarını yıkıp, enkazı kaldıracak, eğer bu yapılmaz ise 15 gün sonra eski konutları yıkılacaktı.

Yasa hükümlerinden ancak belediye sınırları içinde iki yıldır oturanlar yararlanacaktı. Böylece Yasa, kente yeni gelen kesimlerin konut sorununa çözüm getirmiyor, eski mahalle sakinlerinin yaşam kalitesini artırıyordu. Ayrıca 6188 sayılı yasa ile 5218 ve 5228 sayılı yasalar da yürürlükten kaldırıyordu. Bu döneme kadar çıkan yasaların genelde konut sorununa yönelik olmalarına karşın bu kez özellikle gecekondu sorununa yönelik olduğu söylenebilir. Ancak 6188 sayılı yasada önceki yasalardaki birçok sakıncaları ve eksikleri taşımış ve gecekondu sorununu çözemedi. 

5- 7367 sayılı Yasa (1959): 1959’da çıkarılan 7367 sayılı Yasada, hazineye ait belediye sınırları içindeki arsaların belediyelere geçirilmesi yolu ile gecekondu yapımını önleme amacına ayrılması düşünülmüş ise de olumlu sonuçlar alınamadı.

775 Sayılı Gecekondu Yasası’nın yürürlükte olduğu dönem:

6- 775 sayılı Gecekondu Yasası (1966): 1966 yılında çıkarılan 775 sayılı Gecekondu Yasası, kalkınma planlarının benimsendiği ilkelere ana çizgileri ile uyan gecekondu politikası getiriyordu.

Gecekondu politikası, gecekondu sorunlarının kısa ve uzun dönemde çözümlenmesine olanak veren önlemlerin tümü olarak tanımlanabilir. Bu bağlamda, 775 sayılı Yasa da gecekonduların hem ekonomik ve toplumsal hem de şehircilik konularıyla ilgili sorunlarının çözümünü amaçlayan bir yasaydı.

Gecekondu affı olarak değerlendirilen 15.05.1976 tarih ve 1990 sayılı Gecekondu Kanunu’nda Bazı Değişiklikler Yapılması Hakkında Kanun’un geçici 8. maddesinde; belediyelere ait olan veya Gecekondu Kanunu uyarınca belediyelerin mülkiyetine geçmesi gereken arazi ve arsalar üzerinde 01.03.1976 gününden önce yapıldıkları tespit edilen gecekondular hakkında da Gecekondu Kanunu’nun, gecekonduların ıslah ve tasfiyesi ile ilgili 21. maddesi hükümlerinin uygulanacağı belirtilmekteydi. 

Daha önce çıkarılmış bulunan gecekondu yasalarında benimsenen politikalar, 775 sayılı Yasaya da egemendir. Buradaki hedefler, “iyileştirme”, “ortadan kaldırma”' ve “önleme” dir.

Gecekondu olgusunun kendini tamamen İmar Yasası'ndan bağımsız kıldığı dönem:

7- 2805 sayılı Yasa (1983) : Açıkça gecekondu affının gündeme geldiği ilk yasa 21.03.1983 tarih ve 2805 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Olarak Yapılan Yapılara Uygulanacak İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanunu’nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun oldu.

Gecekonduların, muhafaza edilecek, ıslah edilerek muhafaza edilecek ve yıkılacak şeklinde sınıflandığı bu yasada; tasnif, tespit, değerlendirme ve diğer işlemlerin belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyelerce, bu sınırların dışında ise valiliklerce yapılacağı yer alır. Bu Yasa, ıslah imar planlarıyla, yapıldığı yöredeki veya tasfiye edilecek gecekondulara çözüm bulmanın yanı sıra yasalara uyulmayarak oluşturulmuş hisseli şahıs arazilerini de yasaya oturtmayı amaçlamıştı.

8- 2981 sayılı Yasa (1984)  :2805 sayılı Yasayı yürürlükten kaldıran, 24.03.1984 tarihinde 2981 sayı ile kabul edilen “İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanunu’nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun”, adından da anlaşıldığı gibi af niteliğindeydi. Bu yasanın 4. maddesine göre imar mevzuatına aykırı inşa edilmiş yapılarla gecekondular “korunacak”, “ıslah edilerek korunacak” veya “bu yasa hükümlerinden yararlanamayacaklar” olarak sınıflandırılıyordu. Korunacak ve ıslah edilerek korunacak yapılara ruhsat verilebileceği belirtilmekteydi. Yani, imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak yapılan yapıların altı ay içinde belediye veya valiliğe başvurularak, uygun durumda olanların yasallaştırılması, gecekondulara önce tapu tahsis belgesi, daha sonra ıslah imar planları ile tapu verilmesi bu yasanın özünü oluşturuyordu. Tapuya esas olacak tapu tahsis belgesi de ilk kez bu yasayla tanımlandı.

9- 3290 sayılı Yasa (1986) : 2981 sayılı Yasaya biraz daha açıklık getiren bu yasa, gecekondu affının kapsamını da genişletiyordu. Bu Yasanın kapsamına, daha önce konut olarak kullanılıp, sonra işyerine çevrilen gecekondular da dâhil edildi.

Bu yasada, arsa tahsisinden yararlanacakların 2981 sayılı Yasada belirtilenlere ek olarak, işyeri fonksiyonunda kullanılan bir yapıya da sahip olmamaları koşulu getirildi. 02.05.1986 tarihinde kabul edilen 3290 sayılı Yasada İstanbul Boğazı sahili ve öngörünümü ile Çanakkale Boğazı’nda yer alan gecekondulardan 02.06.1981 tarihine kadar yapılmış olanların yararlanabileceği, diğer yerlerde 2981 sayılı Yasadaki tarih yeniden belirlenerek, 10.11.1985 tarihine kadar yapılmış tüm gecekonduları içererek, kapsam oldukça genişletildi. 

10- 3366 sayılı Yasa (1987) : 3366 sayılı Yasayla 2981 ve 3290 sayılı Yasalarda süresi içinde belediye ve valiliklere başvurmayanların işlemlerinde değişiklik yapıldı, su ve elektriğin kesilmesi yerine harçlar getirildi. Ayrıca, ıslah imar planı veya kadastro planları ile belirlenen alanlarda doğrudan tapunun verilebileceği hükmü yer alıyordu. Bu Yasayla kaçak olarak yapılmış her tür yapı, örneğin kıyılarda, askeri bölgelerde, karayolları kamulaştırma sınırı içinde kalanlar, “gecekondu” gibi yorumlanarak, bu yapıların sahiplerine de ıslah bölgesi veya yakın çevresinden bağımsız, hisseli veya kat mülkiyeti esasına göre imar parseli alma hakkı verebililecekti. Bununla affın kapsamı biraz daha genişletildi, gecekondu tanımına çeşitlilik getirildi.

"Gecekonduların imarlı alanlardaki taşınmazlar gibi alınıp satılabildiği dönem":

11-3414 sayılı Yasa (1988) : 02.03.1986 tarihinde kabul edilen 3414 sayılı Yasa bundan önce çıkarılan iki kararnamede bazı değişiklikler getirdi. Bu yasa, 775 sayılı yasa ile belediye sınırları ve mücavir alan sınırları içinde, gecekondularla ilgili işlemleri yürüten büyükşehir belediyeleri ve valiliklerin yetkilerini, tamamen ilçe belediyelerine devrediliyordu. Böylece büyükşehir belediyesi olmayan yerlerde ise yetki, tamamen belediyelere geçti.

3414 sayılı Yasa, 775 sayılı Yasanın 34. maddesini de geçersiz kılmaktadır. Bu maddede, kendilerine arsa veya konut tahsis edilenlerin, yirmi yıl içinde satmak veya devretme haklarının olmadığı belirtilmekteydi. Bu koşulun 3414 sayılı Yasayla ortadan kalkması, gecekondu sahibine, arsasını veya konutunu müteahhide verme veya satarak başka yerde yeni bir gecekondu, yapma şansı verdi. 

12- 4706 sayılı yasa (2001) : 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'un 5. maddesiyle “belediye ve mücavir alan sınırları içinde olup Bakanlıkça tespit edilecek alanlarda bulunan, hazineye ait taşınmazlardan, 31/12/2000 tarihinden önce üzerinde yapılanma olanların; öncelikle yapı sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerine satılmak ya da genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredileceği” hükmü getirildi.

Bu hükümle meşru olmayan fiili durumlar meşrulaştırılarak 31.12.2000 tarihinden önce hukuka aykırı yapılmış eylemler bağışlandı. İmar affı kapsamında değerlendirebileceğimiz bu durum, genel bir planlama esası olan; imar planlarında, plan kapsamı içinde kalan hazineye ait taşınmaz malların kentin ihtiyacı olan; kentsel, sosyal, kültürel ve teknik altyapı (eğitim, sağlık, spor, huzur evi, yaşlılar evi vb.) alanlarına ayrılmasını engelleyerek kentsel hizmet sunumlarını aksatmaktaydı. 

Bütçe yasaları ve Türk Ceza Kanunu’na eklenen imar affı nitelikli maddeler:

13- 4833 sayılı Yasa (2003) / 2003 Mali Yılı Bütçe Kanunu: Mevzuat gereği, kamu kurum ve kuruluşlarına gerekli belgelerle başvurmayıp, çeşitli onay, ruhsat ve yapı kullanma izinleri alınmadan yapılan yapılara imar mevzuatı uyarınca cezai işlemlerin uygulanması gerekir.

3194 İmar Kanunu’nun, kullanma izni alınmamış yapılarla ilgili maddesinde, inşaatın bitme gününün, kullanma izninin verildiği tarih olduğu; yapı kullanma izni alınmamış yapıların ise izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmayacağı; ancak, yapı kullanma izni alan bağımsız bölümlerin bu hizmetlerden istifade ettirileceği hükmü 1985 tarihinden beri uygulanmaktaydı. 

Ancak, 4833 sayılı Yasanın 51. maddesinin (ö) fıkrası ile “yapı kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılara belediyelerce yol, su, kanalizasyon, doğalgaz gibi altyapı hizmetlerinin birinin veya birkaçının götürüldüğünün belgelenmesi halinde, ilgili yönetmelikler doğrultusunda fenni gereklerin yerine getirilmiş olması ve bu kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içerisinde başvurulması üzerine kullanma izni alınıncaya kadar geçici olarak elektrik bağlanabilir” hükmü getirildi. 

14- 5027 sayılı Yasa (2003) / 2004 Mali Yılı Bütçe Kanunu: 4833 sayılı Kanunda olduğu gibi 5027 sayılı 2004 Malî Yılı Bütçe Kanunu’na da bir madde eklenerek yaklaşık aynı içerik ve aynı yasa yapım tekniği uygulanmıştı.

28.12.2003 tarihli Resmî Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanan 5027 sayılı Kanunun 49. maddesinin (j) fıkrasıyla, yapı kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılara; yol, su, telefon, kanalizasyon, doğalgaz gibi alt yapı hizmetlerinin birinin veya birkaçının götürüldüğünün belgelenmesi halinde, ilgili yönetmelikler doğrultusunda fenni gereklerin yerine getirilmiş olması ve bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren başvurulması üzerine kullanma izni alınıncaya kadar geçici olarak elektrik ve / veya su bağlanabileceği, Belediye sınırları içinde kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılaşmaların her türlü atıklarının çevre sağlığını tehdit eder boyutlara ulaşması halinde bu gibi yerlere belediyelerce kanalizasyon ve temizlik hizmetlerinin verilebileceği kanunlaştırıldı. Bu yasayla da imar mevzuatına aykırı yapılara hizmet sunmada çevre sağlığı konusu ön plana çıkarılarak meşrulaştırma gerçekleştirilmiş oldu. 

15- 5377 sayılı Yasa (2005) / Türk Ceza Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun:  Farklı kanunlara madde ekleme yöntemiyle yapılan benzer bir uygulama da 08.07.2005 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 5377 sayılı Kanun ile değiştirilen 26.09.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 184. maddesine eklenen 6. fıkra oldu. Bu ekleme ile 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak Ceza Kanunu’nun 184. maddesinin 1. ve 2. Fıkralarında yer alan “yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişiler ile bu yapılara elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişilerin, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları” engellendi. 

Dolayısıyla, mevzuata aykırı yapıların sahipleri ve bunlara göz yuman kamu çalışanlarının cezaları ile birlikte özellikle deprem riski bulunan yerlerdeki izinsiz veya mevzuata aykırı olan yapılar da affedilmekteydi.

16- 5398 sayılı yasa (2005) / Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesinde Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun:

5398 sayılı Kanunun 13. maddesiyle 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 6. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen (c) bendinde, özelleştirme kapsamına alınan kıyı, sahil şeridi ve dolgu alanlarındaki sınırlı kullanım kararları ve yapılanma şartları, imar planı kararlarıyla genişletilerek turizm amaçlı alışveriş merkezleri ve konaklama ünitelerinin yapılmasına olanak sağlandı.

Bir başka yöntem de imar affı yasalarının yürürlük sürelerinin uzatılması şeklinde af kapsamı genişletiliyordu. Bu uzatmalar 6306 ve 6639 sayılı yasalarla gerçekleştirildi.

17- 5784 sayılı Kanun (2008) / Elektrik Piyasası Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun : Kanunun 25. Maddesi ile İmar Kanunu'na Geçici 11. madde ekleniyor ve bu yolla kullanma izni olmayan yapılara elektrik ve su bağlanmasının önü açılıyordu. 

18- 6306 sayılı Yasa (2012) / Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun:  775 sayılı Gecekondu Yasası’nın temel amaç ve içeriklerini güncelleyerek, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini oluşturmak üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemeyi amaçlayan bir başka düzenleme de 6306 sayılı yasadır. 

Bu yasanın 23. maddesi ile 24.2.1984 tarihli ve 2981 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırıldığı belirtilmektedir. Ancak, 6306 sayılı Kanunun yürürlük başlıklı 24. maddesinde; kaldırma işleminin bu Kanunun yayımı tarihinden üç yıl sonra yürürlüğe gireceği belirtilerek, imar ve gecekondu mevzuatına aykırı yapılara uygulanacak (af nitelikli) işlemler üç yıl daha uzatılmış oluyordu. 

19- 6639 sayılı Yasa (2015) / Bazı Kanun ve KHK'larda Değişlik Yapılmasına Dair Kanun:  6639 sayılı Yasanın 38. maddesi ile 16.05.2012 kabul tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 24. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “üç yıl” ibaresi “altı yıl” olarak değiştirilerek ikinci kez 2981 sayılı Yasanın yürürlükte kalması sağlanmış oldu.

20- 7143 sayılı İmar Barışı Yasası (2018) / Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun: Son imar affı yasası olan 7143 sayılı İmar Barışı Yasası şimdiye kadar çıkarılmış en geniş kapsamlı torba yasa maddesi oldu. Bu yasanın 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na, “imar affı” içerikli Geçici 16. madde madde eklendi. Düzenleme 21.12.2017 tarihinden önceki yapıları kapsıyordu. 

14 Ocak 2025 Salı

TRENSİZ, YOLCUSUZ, RAYSIZ, BİLETSİZ TREN GARI

 


Yolcusuz, trensiz, raysız tren garı.
Dalaman’da bir gar var. Bugüne kadar ne bir tren geldi ne de gişesinden tek bir bilet alındı. Öyküsünün özeti ise tek kelime ile "karışıklık"...

Tren garı denince akla ayrılıklar, vedalar, kavuşmalar geliyor. Dalaman Tren Garı’nda ise bu hiç yaşanmadı.

Yıl 1893…
Abbas Hilmi Paşa, o sıralar son Mısır Hıdivi yani valisiydi.
Bir gün Dalaman’a 12 kilometre uzaklıktaki Sarsala Koyu’na gitti. Doğasını da çok beğenince bölgeye daha sık uğramaya başladı.
Av meraklısı olan Hilmi Paşa ilk olarak, Sarsala Koyu’nda bir depo inşa ettirdi. Ardından koydan Dalaman’a kadar bir yol yaptırdı.

Mısır valisi Dalaman’a geldiğinde çoğu yer bataklıktı. Hepsini kuruttu ve Mısır’dan özel olarak getirttiği okaliptüs ağaçlarını diktirdi. Böylece bölgenin tüm mülkiyeti artık Hilmi Paşa’nındı.
Dalaman’da, Üçüncü Selim’in annesi Mihrişah Hatun’a hediye ettiği bir çiftlik evi vardı. Bu ev Dalyan, Ortaca, Güzelyurt ve Dalaman’ın tamamını sınırları içine alıyordu.
Hilmi Paşa da çiftliğin yakınlarına güzel bir av köşkü yaptırmaya karar verdi.
İşler karışıyor
O dönemde demiryolu yapımı Osmanlı İmparatorluğu’nun en büyük projelerinden biriydi. Ülkenin birçok yerine demiryolu hattı döşendi.
Paşa’nın av köşkü dışında bir de tren garı projesi vardı. Bu garı Mısır’ın İskenderiye şehrine yaptıracaktı.

Bu iki inşaat planı için Fransız mimarlar ve işçiler görevlendirildi. Ancak işler Paşa’nın planladığı gibi gitmedi. Bir karışıklık yaşandı ve Tren Garı için hazırlanan malzemeler Dalaman’a, Av Köşkü için olanlar ise İskenderiye’ye taşındı.
Bir an önce inşaata başlayan işçiler, yanlışlık fark edilinceye kadar garın temelini çoktan atmıştı.
Hatta binanın önüne bir bilet gişesi bile eklemişlerdi.
Raysız trensiz gar hala ayakta
Yanlışlıkla inşa edilen Dalaman Tren Garı hiçbir zaman yolcu uğurlayamadı. Tren rayları bile olmayan garın en yakın tren yoluna uzaklığı 200 kilometre…
Abbas Hilmi Paşa tren garını yıktırmak yerine yanına bir de cami yaptırdı.
1928’de, Türk Sanayi Bankası’ndan alınan bir kredi ödenemeyince, tren garı ve III. Selim’in yaptırdığı çiftliğe devlet tarafından el konuldu.
1958’e kadar Jandarma Karakolu olan gar, artık Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) hizmet ediyor.

19 Şubat 2024 Pazartesi

İSTİFA EDEN POLİTİKACILAR

 



1. Evinde sigortasız şekilde dadı çalıştırdığı için istifa eden İsveç Ulaştırma Bakanı Maria Borelius

2. Ülkesindeki Amerikan üssünü kapatma sözüne sadık kalamadığı ve parti üyelerinden birinin yolsuzluğa karışması sebebiyle istifa eden Japonya Başbakanı Yukio Hatoyama istifa konuşmasında, "Eksiklerim çoktu. Böylesine güzel bir ülkeye liderlik yapma onuruna layık gördüğünüz için teşekkür ederim." demişti.

3. 49 kişinin öldüğü tren kazası sonucu istifa eden Mısır Ulaştırma Bakanı Rashad al-Mateeni.

4. Alışveriş merkezindeki çatının çökmesiyle 54 kişi hayatını kaybedince "Benim de sorumluluğum var." deyip istifa eden Letonya Başbakanı Valdis Dombrovskis.

5. Gölde tekne faciası sonucu 15 turist hayatını kaybedince "Etik sebepleri göz önüne alarak" diye belirtip istifa eden Makedonya Ulaştırma ve İletişim Bakanı Mile Janakieski.

6. Hakkında açılan yolsuzluk davası sonucu istifa eden Portekiz Maliye Bakanı Vitor Gaspar

7. Özel hastaneden rüşvet aldığı iddiaları üzerine -kanıtlanmamasına rağmen- şüpheleri gidermek amacıyla istifa eden Tokyo Valisi Naoki Inose.

8. Yabancı kaynaklardan yasadışı bağışlar aldığı yönünde iddialar yükselince istifa eden Japonya Dışişleri Bakanı Seiji Maehara.

9. Öğrencilerin okul gezisi için taşındığı feribot faciasında 276 kişi hayatını kaybedince istifa eden Güney Kore Başbakanı Chung Hong Won.

10. Kamu malını kötüye kullandığı suçlamasının çıkması üzerine daha soruşturma başlamadan istifa etmeyi tercih eden Fransa İletişim Bakanı Alain Carignon.

11. On yıl önce ölmüş bir yakınının engelli kartını kullandığı tespit edilince istifa eden Avusturya Halk Partisi politikacılarından Norbert Kapeller.

12. 11 Mart 2011'de yaşanan 8.9 şiddetindeki deprem ve ardından gelen tsunamide etkisiz kriz yönetimi sonucu eleştirilince istifa eden Japonya Başbakanı Naoto Kan

13. Devlet kasasından çikolata almak için 60 lira kullandığı için istifa eden İsveç Maliye Bakanı Mona Sahlin.

14. 2020 Olimpiyat Oyunları için inşa edilen stadyum maliyetindeki öngörülemeyen artış nedeniyle istifa eden Japonya Spor ve Eğitim Bakanı Hakubun Shimomura

15. Elektrik faturalarının kabarık gelmesi ülke genelinde protesto edilince istifa eden Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov

16. 5 kişinin öldüğü köprü çökmesi olayından sonra istifa eden Kosta Rika Ulaştırma Bakanı Karla Gonzales

17. İşinin fazla kolay olduğunu söyleyince tepkiler alan ve beklentileri karşılayıp istifa eden Japonya Adalet Bakanı Minoru Yanagida

18. 77 kişinin hayatını kaybettiği Oslo'daki çifte saldırıda yetersiz kaldığı eleştirileri yapılınca istifa eden Norveç Adalet Bakanı Knut Storberget

19. Seçim yasalarını ihlal ederek bir festivalde, üzerinde resmi ve siyasi görüşlerinin bulunduğu kağıt yelpaze dağıttırdığı gerekçesiyle istifa eden Adalet Bakanı Midori Matsushima

20. Okullara bir hata sonucu küflü pirinç gönderilince özür dileme şeklini istifa ederek gösteren Japonya Tarım Bakanı Seiichi Ota

21. Yaptıkları ihalelerde yolsuzluk yaptığı ve bir işadamından 10.350 euro değerinde saat aldığı ortaya çıkınca istifa eden İtalya Altyapı ve Ulaştırma Bakanı Maurizio Lupi

22. İsminin yolsuzluk iddialarına karışması üzerin istifa eden Japonya Ticaret ve Endüstri Bakanı Yuko Obuchi

23. Vaadettiği yaşlılık maaşını uygulamaya geçiremediği için isifasını veren Güney Kore Sağlık ve Refah Bakanı Jin Yong

24. 11 Mart 2011'de yaşanan 8.9 şiddetindeki deprem ve ardından gelen tsunamide etkisiz kriz yönetimi sonucu eleştirilince istifa eden Japonya Başbakanı Naoto Kan

25. Donanma üssünde meydana gelen patlamada 13 kişi ölünce istifa eden Kıbrıs Rum kesiminden Rum Savunma Bakanı Costas Papacostas, Genelkurmay Başkanı Petros Tsalikidis ve Dışişleri Bakanı Marcos Kipriyanu.


Eski Sovyetler'de, Kuzey Kore'de, Bulgaristan'da, Ermenistan'da istifa edenleri yazmadım bile. 

Listede TÜRK aradınız değil mi?

27 Aralık 2023 Çarşamba

YEŞİLÇAM GÜZELLİKLERİ

 



Elbette HOLLYWOOD filmlerinde de saçmalıklar var hem de ne saçmalıklar. Bilime aykırı, fizik kanunlarına aykırı, tabiat kanunlarına aykırı.
BOOLYWOOD'a hiç girmiyorum bile. O her şeye aykırı.
Ama YEŞİLÇAM'ın yeri çok özeldir. O zamanlarda, o yokluklarla ne filmler çekilmiş. Aklıma gelen bir tanesini yazayım. "Dünya'yı kurtaran adam" filminde Cüneyt Arkın pilot, kask giymesi gerekiyor. Ancak kask alacak para yok. Yoldan geçen bir motorcuyu durduruyorlar, hemen 5 dakika çekelim diye, adamı akşama kadar tutuyorlar.
Bunun gibi örnekler çoktur. 
Bir de hiç bir klasmana girmeyen saçmalıklar var. 
Kadir İnanır ve Hale Soygazi'nin başrollerinde oynadığı "CEZA" filmi. Hani şu unutulmaz "lanet olsun atom fiziğine" repliği olan. 
Alev'in (Hale Soygazi) babası Kenan (Metin Serezli) "ZAR OYUNU" sayesinde büyük bir imparatorluk kurmuştur. Diğer oyunlarda kaybetse bile zar oyununda her zaman kazanır. Uğuru olan heykelciği masaya koyar ve karşısındaki 2-1 atar, hatta Kenan başta söyler "bence 2-1 atacaksın" 
Ali (Kadir İnanır) Kenan'a olan kumar borcu yüzünden intihar eden babasının intikamını almak ister. Kumara oturulur. Pokerde Ali kazanır ama zar oyununa başlayınca Kenan yine uğuru olan heykelciği çıkarır ve yine "bence 2-1 atacaksın" der ve Ali dediği gibi 2-1 atar ve kaybeder. Ali ilk round'u kaybetmiştir. Sonra atom fiziğini kullanarak zarların sırrını çözer falan ama burası önemli değil. Önemli olan konu şu; Kenan şimdiye kadar yüzlerce kişiyle zar oynamış, kazanmış ve imparatorluk kurmuştur. Yüzlercesi de 2-1 atmıştır. 
Kimse de çıkıp demiyor
"AGA NEDEN HERKES 10 KERE DENESE BİLE 10 KERE ÜST ÜSTE 2-1 ATIYOR"

CEZA

Sinemalar.com

YouTube izle

23 Aralık 2023 Cumartesi

KÜFÜR ETMEK

 

Küfür kelime anlamı olarak, "kaba, toplumda hoş karşılanmayan, kişiyi küçük düşürücü, toplum genel ahlak kurallarına aykırı, hor gören, aşağılayıcı, değer yargılarıyla, milli değerlerle ya da semavi düşüncelerle alay eden söz ya da cümle" demek.

Peki neden küfreder insan?

Sinirden mi? Deşarj olmak için mi? Egosunu tatmin etmek için mi?

Benim görüşüme göre tamamen cahil olmakla ilgili.

PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) araştırma sonuçlarına göre "ANADİLİNİ OKUMA ve ANLAMA" alanında TÜRKİYE 78 ülke arasında 41'inci sırada. 

Yani kendi dilimizi bilmiyoruz. 

Kelime dağarcığımız o kadar kısıtlı ki; kelimelerimizin bittiği yerde küfür devreye giriyor. 

Hele bir de bunun üzerine dominant erkek toplumu olduğumuz eklenince. "erkek adam küfreder" 

Tam tersine "erkek adam küfretmez", "erkek adam edepli konuşur".

Şimdi kadınlar da küfretmeye başladı. Bu neredeyse bir "kendini toplum üstü görmek" gibi bir şey oldu. Sanatçılar, sahnede halkın önünde küfrediyorlar, sığındıkları gerekçe ise "halk küfrediyor, biz halkı temsil ediyoruz" 

Ben Murat GÜNAY olarak asla küfretmem, küfretmek acizliktir. Cahilin konuşabileceği kelime kalmamıştır ve küfre geçer. 

Umarım halkımız bu yanlıştan döner.


24 Ekim 2023 Salı

ÖZGÜRLÜK ANITI

 


Özgürlük Anıtı’nın Hikâyesi

 

Özgürlük Anıtı ya da resmî adıyla Dünya’yı Aydınlatan Özgürlük, ABD'nin New York şehrindeki Liberty (Özgürlük) adası üzerinde, inşa edildiği 1886 yılından bu yana Amerika'nın simgesi olan anıtsal Anıtı ve gözlem kulesidir. Dünyanın en tanınan anıtlarından biridir.

 

Bakırdan yapılan Özgürlük Anıtı, Fransa tarafından kuruluşunun 100. Yılı nedeniyle ABD'ye hediye edilmiştir. 1884-1886 yılları arasında inşa edilmiştir. ABD'nin New York şehrindeki Özgürlük Adası'nda yer alır. Anıt, 28 Ekim 1886'da resmi olarak açıldı ve Fransız halkının Amerika Birleşik Devletleri'ne verdiği bir hediye olarak inşa edildi.

 

1. Fikir: 1865 yılında Fransız siyasetçi ve yazar Édouard René de Laboulaye, Amerika'daki Amerikan İç Savaşı'nın sona erdiği dönemde, Amerika'nın bağımsızlık savaşını kazanmasını kutlamak ve özgürlüğü simgelemek amacıyla bir hediye fikri üretti. Bu hediyenin, Amerikalılar ve Fransızlar arasındaki uzun süreli dostluğu simgelemesi amaçlanıyordu.

 

2. Tasarım: Fransız heykeltıraş Frédéric Auguste Bartholdi, anıtın tasarımını üstlendi. Anıt, özgürlüğü temsil eden bir kadın figürünün büyük bir Anıtı olarak inşa edilecekti. Anıtın yüzü, özgürlüğün sembolü olarak kabul edilen bir kadın portresini temsil ederken, sağ elinde bir meşale ve sol elinde ise bir kitap tutuyordu.

 

3. İnşaat: Anıtın yapımı için Fransa'da bir çerçeve inşa edildi, ardından bu çerçeve Amerika'ya nakledildi. Heykel, Gustave Eiffel tarafından tasarlanan iç iskeletle donatıldı. Daha sonra Anıtın dış kısmı, bakırdan ince levhalarla kaplandı.

 

4. Nakliye: Anıtın tamamlanmasının ardından 1885 yılında yedi parça halinde Amerika'ya taşındı. Heykel, Fransız gemisi Isère ile taşındı ve New York Limanı'na 17 Haziran 1885'te ulaştı.

 

5. Montaj: Anıtın montajı ve inşası, Liberty Adası'nda tamamlandı. Meşale, 1886'da tamamlandı ve 28 Ekim 1886'da resmi olarak açıldı. Anıtın tam yüksekliği, temel dâhil olmak üzere yaklaşık 93 metre (305 fit) kadardır.

 

Özgürlük Anıtı, Amerika Birleşik Devletleri'nin sembolü haline gelmiş ve özgürlüğün ve demokrasinin simgesi olarak dünya çapında tanınmıştır. Özgürlük Anıtı, iç savaş sonrasında geliştirmek istediği dostluğun bir nişanesi olarak Fransa devleti ve halkı tarafından yaptırılmış ve Amerika Birleşik Devletleri’ne hediye edilmişti. Sadece burnunun uzunluğu 1,5 metreyi¸ toplam ağırlığı ise 225 tonu bulmakta. Anıtın maliyeti bizden çok daha zengin olan Fransızları bile zorlamış. Halktan para toplanmış, maliyetini denkleştirmek için yardım kampanyaları hatta lotarya düzenlenmiş. Anıtın yapımı tam 10 yıl sürmüş.

 

 5 Ağustos 1884 günü yapılan kaidesinin temel atma törenini New York Büyük Locası’nın Üstad-ı Azamı Willam A. Brodie yönetmiş.

 

 

Heykel fikir olarak ilk kez 1865’te bir akşam yemeğinde gündeme gelmiş, tamamlanıp yerine dikilmesi için ise tam 21 yıl geçmesi gerekmiş. Açılış töreni 1886’da yapılan Anıtın inşasına Paris’te 1875’te başlanmış. Fransızlar kaidesini Amerikalıların yapmasını istemiş ama o bile toplanabilen yardımlarla ancak 2 yılda tamamlanabilmiş. Yardım kampanyasına 1 cent yatıran çocukların isimleri Pulitzer’in “World” gazetesinde yayımlanmış.

 

Heykel, sağ elinde bir meşale, sol elinde ise bir kitabe tutar. Tabletin üstünde 4 Temmuz 1776 tarihi (Bağımsızlık Bildirgesi'nin tarihi) yazılıdır. Anıtın başındaki tacın 7 sivri ucu 7 kıtayı veya 7 denizi simgeler. Anıtın yüksekliği 46 metre, kaidesi ile beraber 93 metredir. Ziyaretçiler Anıtın içinden meşaleye kadar 168 basamaklı bir merdivenden çıkabilirler. Anıtın meşale tutan sağ elinin yüksekliği 13 metredir. Meşalenin etrafındaki dehlizde 15 kişi bir arada dolaşabilir. Anıtın başının genişliği 2 metre, yüksekliği ise tacı ile birlikte 5 metredir. Özgürlük Anıtı, ziyaretçilere açıktır.

 

Heykele Singer dikiş makinelerinin kurucusu Isaac Singer'in dul eşi Isabelle Eugenie Boyer modellik etmiştir. Özgürlük Anıtı 1884 yılında Fransa'da tamamlandıktan 1 yıl sonra 350 parçaya bölünüp 214 sandık içinde New York limanına ulaştırılmıştır. Parçalar, 4 ay içinde kaidenin üzerinde yeniden birleştirilmiş ve 28 Ekim 1886 tarihinde binlerce izleyicinin önünde açılışı gerçekleşmiştir.

 

Özgürlük Anıtı, 1984'ten beri UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer almaktadır.

 

Sultan Abdülaziz tarafından yaptırıldığı iddiası:

 

2004 yılında Gazeteci Murat Bardakçı Mısır’a dikilmek üzere sipariş edilen New York’taki Özgürlük Anıtı’nın masraflarının bir bölümünün Osmanlılar tarafından ödendiğini iddia etmiş.

 

Murat Bardakçı’ya göre; Mustafa Reşit Paşa, 23 Kasım 1854 yılında dördüncü kez sadrazamlığa getirildi. “Fransız Partisi” ne mensup Mısır Valisi Said Paşa, Mustafa Reşit Paşa’dan nefret ediyordu. Süveyş Kanalı Projesi’ni hayata geçirmeyeceğini biliyordu.  Bu nedenle bir hafta sonra projeyi imzaladı. İmzalanan sözleşmenin altında ilginç bir madde vardı; Kanalın Akdeniz’e açıldığı yere dev bir heykel yapılacaktı.

 

Heykel, firavunlar döneminin giysilerine bürünmüş bir kadın seklinde olacak ve elinde Asya'nın ışığının Mısır'dan geldiğini” sembolize eden bir meşale olacaktı!


Heykel, dönemin ünlü heykeltıraşı Frederic Auguste Bartholdi'ye sipariş edildi. Yüklüce avans verildi.  Bartholdi işe başladı. Heykel birkaç sene sonra tamamlandı.


Heykel, Marsilya’dan gemiyle yola çıkacaktı. Ancak Said Paşa ölünce yerine gelen İsmail Paşa, Müslüman bir coğrafyada heykel olmaz diyerek Anıtı istemedi.


Süveyş kanalı 1869’da dünyanın dört bir tarafından gelen davetlilerin katıldığı büyük ama 'heykelsiz' törenlerle açıldı. Heykeltıraş Bartholdi'nin eseri Paris'te bir depoya kondu ve tozlanmaya terk edildi.
O yıllarda dünyanın bir başka tarafında, Fransa ile Amerika Birleşik Devletleri arasında sıkı iş birliği başladı.  Paris'te kurulan Fransız-Amerikan dostluk grubunun lideri olan Edouard Rene Lefebvre de Laboulaye,  Amerikalıların Fransa’nın dostluğunu daima hatırlamaları için bir hediye vermek istedi. Hediye bir heykel olmalıydı. Heykel; bir elinde hukuku simgeleyen bir kitap tutacak, diğer elinde de “dünyayı aydınlatan özgürlüğün sembolü” olan bir meşale taşıyacaktı. Sipariş gene aynı heykeltıraşa, Frederic Auguste Bartholdi'ye verildi.  Bartholdi'nin Süveyş kanalı için yaptığı Anıtın elleri, kolları ve yüzünde değişiklik yaptı. Heykeltıraş Bartholdi, New York'a yanına Süveyş kanalının mühendisi ve Anıtın fikir babası olan Ferdinand de Lesseps'i de alarak gitti. Ve heykel 25 Ekim 1886’da New York’ta açıldı.

Yazar Mustafa Armağan Gazeteci Murat Bardakçı’nın bu iddiasının doğru olmadığını, heykeltıraş  Frédéric Auguste Bartholdi'nin Said Paşa’ya bir heykel projesi sunduğunu ancak projenin hiçbir zaman gerçekleştirilmediğini ortaya koymuştur.

 

Mustafa Armağan’a göre; “Bartholdi Said Paşa’ya bir heykel projesi sundu ama bizzat kendisi bile iki heykel arasındaki benzerliği inkâr etmiştir. (Klaus Kreiser’in “Muqarnas” dergisindeki makalesine bkz.1997.) İlk proje için biblo şeklinde bazı denemeler yapıldı ama hiçbir zaman hayata geçirilmedi. Zira ne Mısır’ın ne de Osmanlı’nın gücü böyle bir projeyi gerçekleştirmeye yetmezdi.”

 

Özgürlük Anıtı iki kapitalist ve zengin ülkenin bile zorlandığı bir süreç sonunda tamamlanabilmişti. Abdülaziz’in ise Eylül 1986 fiyatlarıyla maliyeti 75 milyon doları bulan Anıtı mevcut dış borçlarını bile ödeyecek imkânı yokken yaptırması imkân dâhilinde değildi. Heykele başlandığı yıl olan 1875’te Osmanlı bütçesi 5 milyon liradan fazla açık vermiş ve hazine 'Ramazan tahvilleri'yle iflasını ilan etmişti.  Ayrıca heykel 25 Ekim’de değil 28 Ekim 1986’da açılmıştır.

 

Sonuç olarak Özgürlük Anıtı Fransızlar tarafından Amerikalılara bağımsızlık savaşını kazandıkları için dostluk nişanesi olarak yapılmış! Osmanlılar tarafından yaptırıldığı ile ilgili tek bağlantı Fransız heykeltıraş Bartholdi’nin Said Paşa’ya da bir heykel projesi sunmuş olması. Ama Özgürlük Anıtı projesi değil tamamen başka bir proje!