27 Aralık 2023 Çarşamba

YEŞİLÇAM GÜZELLİKLERİ

 



Elbette HOLLYWOOD filmlerinde de saçmalıklar var hem de ne saçmalıklar. Bilime aykırı, fizik kanunlarına aykırı, tabiat kanunlarına aykırı.
BOOLYWOOD'a hiç girmiyorum bile. O her şeye aykırı.
Ama YEŞİLÇAM'ın yeri çok özeldir. O zamanlarda, o yokluklarla ne filmler çekilmiş. Aklıma gelen bir tanesini yazayım. "Dünya'yı kurtaran adam" filminde Cüneyt Arkın pilot, kask giymesi gerekiyor. Ancak kask alacak para yok. Yoldan geçen bir motorcuyu durduruyorlar, hemen 5 dakika çekelim diye, adamı akşama kadar tutuyorlar.
Bunun gibi örnekler çoktur. 
Bir de hiç bir klasmana girmeyen saçmalıklar var. 
Kadir İnanır ve Hale Soygazi'nin başrollerinde oynadığı "CEZA" filmi. Hani şu unutulmaz "lanet olsun atom fiziğine" repliği olan. 
Alev'in (Hale Soygazi) babası Kenan (Metin Serezli) "ZAR OYUNU" sayesinde büyük bir imparatorluk kurmuştur. Diğer oyunlarda kaybetse bile zar oyununda her zaman kazanır. Uğuru olan heykelciği masaya koyar ve karşısındaki 2-1 atar, hatta Kenan başta söyler "bence 2-1 atacaksın" 
Ali (Kadir İnanır) Kenan'a olan kumar borcu yüzünden intihar eden babasının intikamını almak ister. Kumara oturulur. Pokerde Ali kazanır ama zar oyununa başlayınca Kenan yine uğuru olan heykelciği çıkarır ve yine "bence 2-1 atacaksın" der ve Ali dediği gibi 2-1 atar ve kaybeder. Ali ilk round'u kaybetmiştir. Sonra atom fiziğini kullanarak zarların sırrını çözer falan ama burası önemli değil. Önemli olan konu şu; Kenan şimdiye kadar yüzlerce kişiyle zar oynamış, kazanmış ve imparatorluk kurmuştur. Yüzlercesi de 2-1 atmıştır. 
Kimse de çıkıp demiyor
"AGA NEDEN HERKES 10 KERE DENESE BİLE 10 KERE ÜST ÜSTE 2-1 ATIYOR"

CEZA

Sinemalar.com

YouTube izle

23 Aralık 2023 Cumartesi

KÜFÜR ETMEK

 

Küfür kelime anlamı olarak, "kaba, toplumda hoş karşılanmayan, kişiyi küçük düşürücü, toplum genel ahlak kurallarına aykırı, hor gören, aşağılayıcı, değer yargılarıyla, milli değerlerle ya da semavi düşüncelerle alay eden söz ya da cümle" demek.

Peki neden küfreder insan?

Sinirden mi? Deşarj olmak için mi? Egosunu tatmin etmek için mi?

Benim görüşüme göre tamamen cahil olmakla ilgili.

PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) araştırma sonuçlarına göre "ANADİLİNİ OKUMA ve ANLAMA" alanında TÜRKİYE 78 ülke arasında 41'inci sırada. 

Yani kendi dilimizi bilmiyoruz. 

Kelime dağarcığımız o kadar kısıtlı ki; kelimelerimizin bittiği yerde küfür devreye giriyor. 

Hele bir de bunun üzerine dominant erkek toplumu olduğumuz eklenince. "erkek adam küfreder" 

Tam tersine "erkek adam küfretmez", "erkek adam edepli konuşur".

Şimdi kadınlar da küfretmeye başladı. Bu neredeyse bir "kendini toplum üstü görmek" gibi bir şey oldu. Sanatçılar, sahnede halkın önünde küfrediyorlar, sığındıkları gerekçe ise "halk küfrediyor, biz halkı temsil ediyoruz" 

Ben Murat GÜNAY olarak asla küfretmem, küfretmek acizliktir. Cahilin konuşabileceği kelime kalmamıştır ve küfre geçer. 

Umarım halkımız bu yanlıştan döner.


24 Ekim 2023 Salı

ÖZGÜRLÜK ANITI

 


Özgürlük Anıtı’nın Hikâyesi

 

Özgürlük Anıtı ya da resmî adıyla Dünya’yı Aydınlatan Özgürlük, ABD'nin New York şehrindeki Liberty (Özgürlük) adası üzerinde, inşa edildiği 1886 yılından bu yana Amerika'nın simgesi olan anıtsal Anıtı ve gözlem kulesidir. Dünyanın en tanınan anıtlarından biridir.

 

Bakırdan yapılan Özgürlük Anıtı, Fransa tarafından kuruluşunun 100. Yılı nedeniyle ABD'ye hediye edilmiştir. 1884-1886 yılları arasında inşa edilmiştir. ABD'nin New York şehrindeki Özgürlük Adası'nda yer alır. Anıt, 28 Ekim 1886'da resmi olarak açıldı ve Fransız halkının Amerika Birleşik Devletleri'ne verdiği bir hediye olarak inşa edildi.

 

1. Fikir: 1865 yılında Fransız siyasetçi ve yazar Édouard René de Laboulaye, Amerika'daki Amerikan İç Savaşı'nın sona erdiği dönemde, Amerika'nın bağımsızlık savaşını kazanmasını kutlamak ve özgürlüğü simgelemek amacıyla bir hediye fikri üretti. Bu hediyenin, Amerikalılar ve Fransızlar arasındaki uzun süreli dostluğu simgelemesi amaçlanıyordu.

 

2. Tasarım: Fransız heykeltıraş Frédéric Auguste Bartholdi, anıtın tasarımını üstlendi. Anıt, özgürlüğü temsil eden bir kadın figürünün büyük bir Anıtı olarak inşa edilecekti. Anıtın yüzü, özgürlüğün sembolü olarak kabul edilen bir kadın portresini temsil ederken, sağ elinde bir meşale ve sol elinde ise bir kitap tutuyordu.

 

3. İnşaat: Anıtın yapımı için Fransa'da bir çerçeve inşa edildi, ardından bu çerçeve Amerika'ya nakledildi. Heykel, Gustave Eiffel tarafından tasarlanan iç iskeletle donatıldı. Daha sonra Anıtın dış kısmı, bakırdan ince levhalarla kaplandı.

 

4. Nakliye: Anıtın tamamlanmasının ardından 1885 yılında yedi parça halinde Amerika'ya taşındı. Heykel, Fransız gemisi Isère ile taşındı ve New York Limanı'na 17 Haziran 1885'te ulaştı.

 

5. Montaj: Anıtın montajı ve inşası, Liberty Adası'nda tamamlandı. Meşale, 1886'da tamamlandı ve 28 Ekim 1886'da resmi olarak açıldı. Anıtın tam yüksekliği, temel dâhil olmak üzere yaklaşık 93 metre (305 fit) kadardır.

 

Özgürlük Anıtı, Amerika Birleşik Devletleri'nin sembolü haline gelmiş ve özgürlüğün ve demokrasinin simgesi olarak dünya çapında tanınmıştır. Özgürlük Anıtı, iç savaş sonrasında geliştirmek istediği dostluğun bir nişanesi olarak Fransa devleti ve halkı tarafından yaptırılmış ve Amerika Birleşik Devletleri’ne hediye edilmişti. Sadece burnunun uzunluğu 1,5 metreyi¸ toplam ağırlığı ise 225 tonu bulmakta. Anıtın maliyeti bizden çok daha zengin olan Fransızları bile zorlamış. Halktan para toplanmış, maliyetini denkleştirmek için yardım kampanyaları hatta lotarya düzenlenmiş. Anıtın yapımı tam 10 yıl sürmüş.

 

 5 Ağustos 1884 günü yapılan kaidesinin temel atma törenini New York Büyük Locası’nın Üstad-ı Azamı Willam A. Brodie yönetmiş.

 

 

Heykel fikir olarak ilk kez 1865’te bir akşam yemeğinde gündeme gelmiş, tamamlanıp yerine dikilmesi için ise tam 21 yıl geçmesi gerekmiş. Açılış töreni 1886’da yapılan Anıtın inşasına Paris’te 1875’te başlanmış. Fransızlar kaidesini Amerikalıların yapmasını istemiş ama o bile toplanabilen yardımlarla ancak 2 yılda tamamlanabilmiş. Yardım kampanyasına 1 cent yatıran çocukların isimleri Pulitzer’in “World” gazetesinde yayımlanmış.

 

Heykel, sağ elinde bir meşale, sol elinde ise bir kitabe tutar. Tabletin üstünde 4 Temmuz 1776 tarihi (Bağımsızlık Bildirgesi'nin tarihi) yazılıdır. Anıtın başındaki tacın 7 sivri ucu 7 kıtayı veya 7 denizi simgeler. Anıtın yüksekliği 46 metre, kaidesi ile beraber 93 metredir. Ziyaretçiler Anıtın içinden meşaleye kadar 168 basamaklı bir merdivenden çıkabilirler. Anıtın meşale tutan sağ elinin yüksekliği 13 metredir. Meşalenin etrafındaki dehlizde 15 kişi bir arada dolaşabilir. Anıtın başının genişliği 2 metre, yüksekliği ise tacı ile birlikte 5 metredir. Özgürlük Anıtı, ziyaretçilere açıktır.

 

Heykele Singer dikiş makinelerinin kurucusu Isaac Singer'in dul eşi Isabelle Eugenie Boyer modellik etmiştir. Özgürlük Anıtı 1884 yılında Fransa'da tamamlandıktan 1 yıl sonra 350 parçaya bölünüp 214 sandık içinde New York limanına ulaştırılmıştır. Parçalar, 4 ay içinde kaidenin üzerinde yeniden birleştirilmiş ve 28 Ekim 1886 tarihinde binlerce izleyicinin önünde açılışı gerçekleşmiştir.

 

Özgürlük Anıtı, 1984'ten beri UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer almaktadır.

 

Sultan Abdülaziz tarafından yaptırıldığı iddiası:

 

2004 yılında Gazeteci Murat Bardakçı Mısır’a dikilmek üzere sipariş edilen New York’taki Özgürlük Anıtı’nın masraflarının bir bölümünün Osmanlılar tarafından ödendiğini iddia etmiş.

 

Murat Bardakçı’ya göre; Mustafa Reşit Paşa, 23 Kasım 1854 yılında dördüncü kez sadrazamlığa getirildi. “Fransız Partisi” ne mensup Mısır Valisi Said Paşa, Mustafa Reşit Paşa’dan nefret ediyordu. Süveyş Kanalı Projesi’ni hayata geçirmeyeceğini biliyordu.  Bu nedenle bir hafta sonra projeyi imzaladı. İmzalanan sözleşmenin altında ilginç bir madde vardı; Kanalın Akdeniz’e açıldığı yere dev bir heykel yapılacaktı.

 

Heykel, firavunlar döneminin giysilerine bürünmüş bir kadın seklinde olacak ve elinde Asya'nın ışığının Mısır'dan geldiğini” sembolize eden bir meşale olacaktı!


Heykel, dönemin ünlü heykeltıraşı Frederic Auguste Bartholdi'ye sipariş edildi. Yüklüce avans verildi.  Bartholdi işe başladı. Heykel birkaç sene sonra tamamlandı.


Heykel, Marsilya’dan gemiyle yola çıkacaktı. Ancak Said Paşa ölünce yerine gelen İsmail Paşa, Müslüman bir coğrafyada heykel olmaz diyerek Anıtı istemedi.


Süveyş kanalı 1869’da dünyanın dört bir tarafından gelen davetlilerin katıldığı büyük ama 'heykelsiz' törenlerle açıldı. Heykeltıraş Bartholdi'nin eseri Paris'te bir depoya kondu ve tozlanmaya terk edildi.
O yıllarda dünyanın bir başka tarafında, Fransa ile Amerika Birleşik Devletleri arasında sıkı iş birliği başladı.  Paris'te kurulan Fransız-Amerikan dostluk grubunun lideri olan Edouard Rene Lefebvre de Laboulaye,  Amerikalıların Fransa’nın dostluğunu daima hatırlamaları için bir hediye vermek istedi. Hediye bir heykel olmalıydı. Heykel; bir elinde hukuku simgeleyen bir kitap tutacak, diğer elinde de “dünyayı aydınlatan özgürlüğün sembolü” olan bir meşale taşıyacaktı. Sipariş gene aynı heykeltıraşa, Frederic Auguste Bartholdi'ye verildi.  Bartholdi'nin Süveyş kanalı için yaptığı Anıtın elleri, kolları ve yüzünde değişiklik yaptı. Heykeltıraş Bartholdi, New York'a yanına Süveyş kanalının mühendisi ve Anıtın fikir babası olan Ferdinand de Lesseps'i de alarak gitti. Ve heykel 25 Ekim 1886’da New York’ta açıldı.

Yazar Mustafa Armağan Gazeteci Murat Bardakçı’nın bu iddiasının doğru olmadığını, heykeltıraş  Frédéric Auguste Bartholdi'nin Said Paşa’ya bir heykel projesi sunduğunu ancak projenin hiçbir zaman gerçekleştirilmediğini ortaya koymuştur.

 

Mustafa Armağan’a göre; “Bartholdi Said Paşa’ya bir heykel projesi sundu ama bizzat kendisi bile iki heykel arasındaki benzerliği inkâr etmiştir. (Klaus Kreiser’in “Muqarnas” dergisindeki makalesine bkz.1997.) İlk proje için biblo şeklinde bazı denemeler yapıldı ama hiçbir zaman hayata geçirilmedi. Zira ne Mısır’ın ne de Osmanlı’nın gücü böyle bir projeyi gerçekleştirmeye yetmezdi.”

 

Özgürlük Anıtı iki kapitalist ve zengin ülkenin bile zorlandığı bir süreç sonunda tamamlanabilmişti. Abdülaziz’in ise Eylül 1986 fiyatlarıyla maliyeti 75 milyon doları bulan Anıtı mevcut dış borçlarını bile ödeyecek imkânı yokken yaptırması imkân dâhilinde değildi. Heykele başlandığı yıl olan 1875’te Osmanlı bütçesi 5 milyon liradan fazla açık vermiş ve hazine 'Ramazan tahvilleri'yle iflasını ilan etmişti.  Ayrıca heykel 25 Ekim’de değil 28 Ekim 1986’da açılmıştır.

 

Sonuç olarak Özgürlük Anıtı Fransızlar tarafından Amerikalılara bağımsızlık savaşını kazandıkları için dostluk nişanesi olarak yapılmış! Osmanlılar tarafından yaptırıldığı ile ilgili tek bağlantı Fransız heykeltıraş Bartholdi’nin Said Paşa’ya da bir heykel projesi sunmuş olması. Ama Özgürlük Anıtı projesi değil tamamen başka bir proje! 


5 Ağustos 2023 Cumartesi

HİROŞİMA

 

İnsanlığın utancı HİROŞİMA



İkinci Dünya Savaşı’nın Pasifik muharebelerinde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) 6 Ağustos’ta Japonya’nın Hiroşima kentine atom bombası attı.

Bomba6 Ağustos 1945'te yerel saatle 08:15'te Enola Gay isimli B-29 bombardıman uçağından atıldı.

Patlama 600 metre yüksekliğinde gerçekleşti. Bomba, üç gün sonra bir vadide yer alan Nagazaki’ye atılacak olan diğer atom bombası Fat Man'e kıyasla daha güçsüz olmasına rağmen, Hiroşima'nın düz alanda olması sebebiyle daha güçlü etki yaptı. 

Dünyada ilk kez atom bombası kullanan ülke olarak tarihteki yerini alan ABD'nin bu saldırılarında en az 140 bin kişi hayatını kaybetmişti. Japonlar ise iki şehirdeki ölümlerin 500 bine yakın olduğunu açıklamıştı.

Bombanın patlayıcı gücü 18 kiloton TNT eşdeğeri olarak hesaplanmış, bu rakam ABD Başkanı Harry S. Truman'ın konuşmalarında 20 kilotona yuvarlanmıştır.

Hiroşima, dünya tarihine nükleer saldırıya maruz kalan ilk şehir olarak geçmiştir.

Little Boy, dünyada saldırı amacıyla kullanılan ilk atom bombası'dır. 6 Ağustos 1945 sabahı ABD tarafından, Japonya'nın Hiroşima şehrine atılmıştır.

 

Enola Gay, Hiroşima bombardımanı gerçekleştiren uçaktır. Görevden önce, uçak kokpitinde yaklaşık 12 siyanür hapı tutuldu ve pilotlara Hiroşima'nın bombalanması sırasında görev tehlikeye düşerse bunları almaları talimatı verildi.

Enola Gay'deki 12 kişiden sadece 3'ü Hiroşima'ya olan görevlerinin gerçek amacını biliyordu.

Bombalamadan önce Japon halkının uyarıldığı iddia edilir, ancak gerçekte ABD'nin attığı broşürler özellikle Hiroşima veya Nagazaki'ye yaklaşan bir nükleer saldırı konusunda uyarmamıştır.

Hiroşima'daki patlamanın şiddetini en iyi anlatan örnek, patlama esnasında insan ve nesnelerin gölgelerini bulundukları yere kalıcı olarak iz bırakmasıdır.

ABD başlangıçta atom bombalarının herhangi bir kalıcı radyoaktiviteye neden olduğunu reddetti ve bu tür iddiaları Japon propagandası olarak nitelendirdi.

New York Times, yalnızca askeri kaynaklara atıfta bulunarak ve radyasyon hastalığına ilişkin görgü tanığı açıklamalarını göz ardı ederek “HİROSİMA ENKAZINDA RADYOAKTİVİTE YOK” başlıklı bir makale yayınlamıştır.

ABD, Hiroşima ve Nagazaki'yi bombalamadan önce 400 kişiyi öldüren ve 1.200 kişiyi yaralayan “balkabağı bombaları” lakaplı yaklaşık 49 pratik bomba attı. 

Hiroşima ve Nagazaki'deki atom bombalarının neden olduğu ölümlerin yaklaşık %25'i askere alınan Korelilerdi.

Hiroşima'ya atom bombası atıldıktan sonra yüzlerce insan bir sonraki hedefi bilmeden Nagazaki'ye doğru yol aldı. Bu insanlardan 165'i, 2 bombalamadan da kurtuldu. Ve bombalama anının canlı şahidi olarak tanıklık yaptılar.

1945'te Japon radar operatörleri, az sayıda gelen ABD uçağını tespit etti (bunlardan biri Hiroşima ve Nagazaki'ye atılacak nükleer bombaları taşıyordu), ancak az sayıda uçak bir tehdit olarak görülmediği için onları engellememeye karar verdi.

Tokyo'nun Hiroşima'nın bombalandığını anlamaları yaklaşık 3 saat sürdü.

1945'te Hiroşima'ya atom bombası atıldıktan sonra yeniden çiçek açan ilk bitki bir zakkumdurBundan ötürü zakkum, Hiroşima kentinin resmi bitkisidir.

ABD'nin Hiroşima ve Nagazaki'yi vurması, Japonya'nın teslim olmasına giden yolu açmıştı.

Japonya'nın teslim olmasıyla İkinci Dünya Savaşı resmen sona ermişti.

ABD'nin İkinci Dünya Savaşı'nda Japonya'nın Hiroşima kentini atom bombasıyla vurduğu saldırının son tanığı 96 yaşındaki Sunao Tsuboi, geçen yıl hayatını kaybetmiştir.

Japonya'da bulunan Barış Anıtı Parkı, dünya üzerinde nükleer saldırıya (6 Ağustos 1945) uğrayan ilk kent olan Hiroşima'ya adanmıştır.

Parkta bulunan Hiroşima Barış Meşalesi, 58 yıldır yanmaya devam ediyor. Gezegenimizdeki son nükleer bomba da imha edilip, gezegenimiz nükleer bir bomba ile yok olma tehdidinden tamamen kurtulana kadar da yanmaya devam edecek. 

Japonya'da gerçekleşen saldırının kurbanları için her yıl olduğu gibi bu yıl da Barış Anıtı Parkı'nda anma töreni düzenlendi.

Her yıl gerçekleşen törende 'nükleer silahsız bir dünya çağrısı' yinelenmeye devam ediyor.

 


1 Temmuz 2023 Cumartesi

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ün kurduğu fabrikalar

 


ATATÜRK'ÜN AÇTIĞI FABRİKALAR

Osmanlı'dan Türkiye Cumhuriyeti'ne yalnızca dört fabrika kalmıştı: 
Hereke İpek Dokuma, 
Feshane Yün İplik, 
Bakırköy Bez
Beykoz Deri Fabrikası.

Atatürk'ün açtığı fabrikalar ise şunlardır:

1-Ankara Fişek Fabrikası (1924)
2-Gölcük Tersanesi (1924)
3- Şakir Zümre Fabrikası (1925)
4-Eskişehir Hava Tamirhanesi (1925)
5-Alpullu Şeker Fabrikası (1926)
6-Uşak Şeker Fabrikası(1926)
7-Kırıkkale Mühimmat Fabrikası (1926)
8-Bünyan Dokuma Fabrikası (1927)
9-Eskişehir Kiremit Fabrikası (1927)
10-Kırıkkale Elektrik Santrali ve Çelik Fabrikası (1928)
11- Ankara Çimento Fabrikası (1928)
12-Ankara Havagazı Fabrikası (1929)
13-İstanbul Otomobil Montaj Fabrikası (1929)
14-Kayaş Kapsül Fabrikası (1930)
15-Nuri Killigil Tabanca, Havan ve Mühimmat Fabrikası (1930)
16-Kırıkkale Elektrik Santrali ve Çelik Fabrikası (1931- Genişletildi)
17-Eskişehir Şeker Fabrikası (1934)
18-Turhal Şeker Fabrikaları (1934)
19-Konya Ereğli Bez Fabrikası(1934)
20-Bakırköy Bez Fabrikası (1934)
21-Bursa Süt Fabrikası (1934)
22-İzmit Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası (1934 Temel atma)
23-Zonguldak Antrasit Fabrikası (1934 Temel Atma)
24-Zonguldak Kömür Yıkama Fabrikası (1934)
25-Keçiborlu Kükürt Fabrikası (1934)
26-Isparta Gülyağı Fabrikası (1934)
27-Ankara, Konya, Eskişehir ve Sivas Buğday Filoları (1934)
28-Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası (1935 - Tamamlandı)
29-Kayseri Bez Fabrikası (1934 Temel atma)
30-Nazilli Basma Fabrikası (1935- Temel atma)
31-Bursa Merinos Fabrikası (1935 Temel Atma)
32-Gemlik Suni İpek Fabrikası (1935 Temel Atma)
33-Keçiborlu Kükürt Fabrikası (1935)
34- Ankara Çubuk Barajı (1936)
35-Zonguldak Taş Kömür Fabrikası (1935)
36-Barut, Tüfek ve Top Fabrikası (1936)
37-Nuri Demirağ Uçak Fabrikası (1936- İlk Türk Uçağı NUD-36 üretildi)
38-Malatya Sigara Fabrikası (1936)
39-Bitlis Sigara Fabrikası (1936)
40-Malatya Bez Fabrikası (1937 temel atma- Bu fabrika hariç bütün bez ve dokuma fabrikaları Atatürk'ün sağlığında açılmıştır.)
41-İzmit Kağıt ve Karton Fabrikası (1934- Temel Atma)
42-Karabük Demir Çelik Fabrikası (1937- Temel Atma)
43-Divriği Demir Ocakları (1938)
44-İzmir Klor Fabrikası (1938- Temel Atma)
45-Sivas Çimento Fabrikası (1938-Temel Atma)

NOT: Bu fabrikalar sayesinde 1929-1938 yılları arasında ağır sanayi üretimi %152 artarken toplam sanayi üretimi %80 artmıştır. Kömürde %100, Kromda %600, diğer madenlerde %200 artış olurken demir üretimi 0'dan 180.000 tona çıkmış, şeker üretimi 200 misli artmıştır. 1926'da başlayan şeker üretimi 1927-1930 arasında 5162 tondan 95.192 tona çıkmıştır. Tekstil sanayi ülkenin tekstil ihtiyacının %80'ini karşılar duruma gelmiştir. Tekstil ürünleri ithalatı 1927'de 51.000.000 Türk Lirası iken bu rakam 1939'da 11.900.000 Türk Lirasına düşmüştür. 1924-1929 arasında pamuk ürünleri üretimi 70 tondan 3773 tona, yün 400 tondan 763 tona, ipek 2 tondan 31 tona çıkmıştır.


"Türk ulusu, Türk malı alın, Türk parası Türk ülkesinde kalsın!"
                                                     MUSTAFA KEMAL ATATÜRK