Sayın Cumhurbaşkanı şehir hastanesinin açılış töreninde konuşuyordu. "Eyy benim kardeşlerim, eski Türkiye'nin eski sağlık sistemine evet mi diyorsunuz, hayır mı diyorsunuz" diye sordu. "Eveeeetrt" diye bağırdılar. "Hayır hayır" diye düzelterek, "evet mi diyorsunuz, hayır mı?" diye tekrar sordu. "Hayırrrr" diye bağırdılar. Kalabalığı tasdikleyerek gülümsedi, "olay bu kadar basit" dedi.
Sayın Cumhurbaşkanı açısından kamu yönetimi işte "bu kadar basittir.
Van münüts diyor. Eyyooo diye seviniyorlar. İsrail'le el sıkışıyor. Eyyooo diye seviniyorlar.
Seçim mitingindeydi mesela, bağıra bağıra konuşuyordu, "eyyy benim kardeşlerim" dedi, "Cehape genel başkanı çıkmış, başörtüsü sorununu ben çözerim diyor, buna inanıyor musunuz?" diye sordu. "Eveettt" diye bağırdılar. Hiç bozuntuya vermeden sorunun sonunu tersten bir daha sordu. "İnanmıyorsunuz değil mi?" dedi. "Eveettt" diye bağırdılar. İşte bu kadar basit...
Kardeşim Esad diyor. Eyyooo diye tezahürat yapıyorlar. Katil Eset diyor. Eyyooo diye tezahürat yapıyorlar.
Eminim hatırlarsınız, sarayda muhtarlara konuşuyordu, FETÖ’cüleri kastederek "hani şimdi neredesiniz?" diye sordu. Muhtarlar ellerini havaya kaldırarak "burdaaa" diye bağırdı. "Tamam siz hurdasınız da onlar nerede, taa orda" diye düzeltti. "Ordaaaa" diye bağırdılar.
Rus uçağını vuruyoruz. Kornalarla şehir turu atıyorlar. S400 alıyoruz. Halay çekiyorlar.
Bir defasında, partisinin meclis grubunda konuşuyordu, bir harita gösterdi, "İşte 2002 öncesindeki bölünmüş yolların haritası" dedi. AKP milletvekilleri coşkuyla alkışlamaya başladı. E. Sinirlendi tabii... "Niye alkışlıyorsunuz, daha alkışlanacak haritayı göstermedim" dedi. AKP milletvekilleri sustu. Alkışlanacak haritayı gösterdi, "İşte 2002 sonrasındaki bölünmüş yolların haritası" dedi. AKP milletvekilleri coşkuyla alkışlamaya başladı.
Eyyyy İslam düşmanı Macron diyor. Yuuuhh çekiyorlar. Sevgili Emmanuel diyor. Eyyooo diyorlar.
Gene bir gün, miting kürsüsündeydi. "Sütçü ninenin diyarı Kahramanmaraş" dedi. "Eyooo" diye alkışladılar. İmam'ı nine yapmıştı. Sütçü İmam Kahramanmaraş'taydı ama, Nene Hatun Erzurum'daydı. Direndikleri düşman bile farklıydı. Hiç çaktırmadan toparladı. "Sütçü İmam’ın diyarı Kahramanmaraş" dedi. "Eyooo" diye alkışladılar.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin şerefsiz prensi diyor. Prensi yuhalıyorlar. Kıymetli prens kardeşimi muhabbetle kucaklıyorum diyor. Eyyooo diye seviniyorlar.
Eskişehir'deydi galiba, dili fena sürçtü, haramla helalin cümle içindeki yerini karıştırdı. "Eyyy Kılıçdaroğlu, ben evlatlarıma helal lokma yedirmediğim halde, evlatlarıma haramdan bahsedecek evsafta değilsin" dedi. Kılıçdaroğlu'nu yuhaladılar.
İstanbul'da kuşbaşı doğrama yapan Suudi Arabistan prensine "cinayetinin hesabını soracağız" diyor, yuuuhh çekiyorlar. Aynı prensi "kıymetli kardeşim" diyerek kucaklıyor, sarayında şerefine fasıl yaptırıyor, eyyooo diye seviniyorlar.
Muhterem hoca efendi diyor. Eyyooo diyorlar. Haşhaşi sülük diyor. Yuuuhh diyorlar.
MHP'ye esfeli safilin diyor. Yuuuhh diyorlar. Mhp'yle ittifak kuruyor. Eyyooo diyorlar.
Kürt sorunu var diyor. Eyyooo diyorlar. Ne Kürt sorunu yauv yok öyle bir şey diyor. Eyyooo diyorlar.
Hamdolsun Avrupa Birliği'ne girmek bize nasip oldu diyor. Sevinçten havai fişek fırlatıyorlar. Eyyy Avrupa Birliği sen yoluna biz yolumuza diyor. Sevinçten davul zurna çalıyorlar. İşte “bu kadar basittir”
Peki neden "bu kadar basittir
derseniz? 2011 yılıydı, Mısır'da çarşı karışmıştı, aralarında Sisi'nin de
bulunduğu generaller darbe yapmış. Hüsnü Mübarek'i hapse tıkmışlardı, Sisi'nin
iki yıl sonra kendisine de darbe yapıp, kendisini de hapse tıkacağından haberi
olmayan Mursi seviniyordu. O zamanlar Star Haberdeydim, madem Mısır'da çarşı
karıştı, Mısır Çarşısı'nda röportaj yapalım, sayın ahalimizin ne düşündüğünü
soralım dedik. "Mısır hangi kıtada?" diye sorduk. Güney Afrika
kıtasında diyen oldu. Hindistan'a yakın olması lazım diyen oldu. Sıcak ülkeler
tarafında diyen oldu, Arap emirlikleri kıtasında diyen oldu. Rusya tarafında
olduğuna göre Asya'da diyen oldu, Amerika'da diyen bile oldu. Röportajlar
internette hâlâ duruyor, inanmayan açsın izlesin lütfen... "Hüsnü Mübarek
kimdir?" diye sorduk. Hem vallahi hem billahi, "yatır" diyen
oldu. Mübarek lafını duyunca, Hüsnü'nün olsa olsa türbe olabileceğini
düşünmüşlerdi! Ergenekon sanığı diyen oldu, Suudi Arabistan bakanı diyen oldu.
Arka Sokaklar dizisini seyrediyorum ama tam olarak şey edemedim diyen oldu. Kimden
bahsediyor acaba diye ısrar ettik, meğer Arka Sokaklar dizisindeki kurgusal
karakter baş komiser Hüsnü Çoban'dan bahsediyordu. Beyaz Show'a çıkan şarkıcı
diyenler bile oldu, hangi tarzda söylüyor diye sorduk, arabesk dediler. Rabia
işaretiyle mitingler yaptı, darbecilerin öldürdüğü Esma'ya babasının yazdığı
mektubu hıçkırıklarla ağlayarak okudu, Mursi'yi şehit ilan etti. Türkiye'nin
bütün camilerinde cenaze namazı kıldırdı, "beni darbeci katil Sisi'yle
barıştırmaya çalışanlar var, asla kabul etmem, aksi halde kendimi inkâr
ederim" dedi. Gitti el sıkıştı. "Niye olmasın" diyor. Yarın öbür
gün çıkıp "piramitleri biz diktik" der. Eyyooo diye sevinirler.
Yılmaz ÖZDİL
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder